DOMUZ GRİBİ AŞISINA VAR MISIN YOK MUSUN?

19.11.09

EKMEK TEKNESİ Mİ EKMEK MAKİNESİ Mİ???

Paranoya günlerinden yeniden merhaba... Her sabah kapıya ekmek getiren apartman görevlimizin gayet özgürce hapşırıkları apartmanda çınlayınca ekmek için de birşeyler yapmanın zamanı geldi dedim. Yukardaki ekmeğin tarifi 40ekmek sitesinden,hafif kepekli ekmek... Benim sizin fikrinizi almak istediğim konu şu.Ekmek yapma makinesini çok araştırdım.Zaman zaman da almaya karar verip sonradan vazgeçtim. Karar veremediğim nokta şu.Acaba o ilk hevesle ekmekleri yaptıktan bir süre sonra uğraşmak zor gelir de bir kenara kaldırır mıyım?Ya da ayarını tutturamadığım için lezzetli ekmekler yapamama durumum olur mu?Çünkü çok taşınan bir aile olarak evde fazlalık istemiyoruz. Onun dışında o ekmeğin kokusunu,lezzetini ve güzelliğini biliyorum.Yine de bana ne zamandır ve ne sıklıkla kullandığınızı yazarsanız sevinirim.Şimdiden teşekkürler.... Mis kokulu ve sağlıklı sabahlara uyanmanız dileğiyle......

18.11.09

SARIKIZ'IN MEMESİ'NDEN YEMİŞLİ TATLI YOĞURT

Eyyyyyy sevgili blog ahalisi.....GDOlar,hormonlar,garip gripler derken yediğim içtiğim herşeye şüpheyle bakan ben artık evde yoğurt mayalamaya da başladım. Belki birçoğunuz yapıyordu ama ben oğlum bebekken bile başaramadığım bu işi yapınca çok mutlu oldum. Nasılına gelince önce temiz olduğuna inanılan bir SARIKIZ sütüne ihtiyacınız var.Ben 1,5 lt alıyorum.Temiz bir tencerede gözümü üzerinden ayırmadan,arada karıştırarak kaynatıyorum.1-2 dk.lık kaynatma yeterli.Kaynamaya başlayınca altını azaltın,sütü yalnız bırakmayın ki peşinizden gelmeye kalkmasın.... Evin sarsıntı oranı en düşük bölgesine kalınca bir-iki örtü serin.Fazla kıpraşma yoğurdu sulandırırmış.Örtünün üzerine yoğurdu mayalayacağınız kabı yerleştirin.Kaynattığınız tencere de olabilir.Kabınıza sütü yavaşça boşaltıp biraz kendi haline bırakabilirsiniz artık. Siz bu arada bir kaba 1 yemek kaşığı yoğurdu koyup,pürüzsüz kıvamda çırpın.Süt ılınıncaya kadar o da biraz ısınsın.Sütün mayalanma için en uygun zamanı serçe parmağınızı yakmayacak bir sıcaklık,benim gibi ne zamandır amaçsızca duran yiyecek termometresi olanlar için 42-43 derece civarı. Uygun durumdaki sütünüzden kaymağını bozmadan 1 kaşık alıp mayanıza ekleyin.Sulanan mayanızı kenardan kenardan dökün.Yine kaymağı bozmadan şöööyle bir karıştırın.Kapağını kapatın.Altta kalan örtüyü etrafına sarın.5,5 saat ideal bir zaman. Yoğurdunuzu açınca biraz kapağı açık halde beklettikten sonra buz dolabına koyun.En az 24 saat durmasını sağlayın.Sonrasında zaten her gün tadının daha da güzelleştiğini göreceksiniz. Diyeceksiniz ki 'ben bu tadı çocukluğumdan anımsıyorum.',diyeceksiniz ki 'yok canım benim şimdiye dek yediğim yoğurt muydu?' İlk yoğurdumun mayası hazır yoğurttan olduğu için biraz sulu kıvamdaydı.İkincisi çok güzel oldu.Ev halkı kaşık kaşık yoğurt yemeye başladı. Gelelim tatlımızın tarifine.......Kuru üzüm,badem,ceviz vs. minik parçalar halinde kaseye konur.Üzerine mmmm...lezzetli yoğurdumuz eklenir.Balla da tatlandırılır.Çocuğumuz tarafından neşeyle kaşıklanır. Sağlık ve afiyetle.....

16.11.09

YOK BİRŞEYİN,DOMUZ GİBİSİN.....

Toplumca ne olduğumuzu ve ne olacağımızı şaşırdığımız,hepimizin bol bol jellenip gezindiğimiz şu günlerde,bu konuda ben de fikrimi döktürmezsem olmazdı yani... Sanırım ki , bütün gün konuşup ta bir çözüme bağlayamadığımız,koskocaaaa profesörlerimizin bile ayrı kutuplarda dolaştığı aşı konusu içinden çıkılmaz bir hal aldı. Ben Ata'ya yaptırmamaya karar verdim.Her ne kadar astımı olsa da bizim daha önce geçirdiğimiz kan problemini tetikleyecek yan etkileri olduğunu öğrenince vazgeçtim.Aslında zaten çok ta ikna olmamıştım ama...Çok vicdani bir durum.... Sınıflarında da aşıya 'evet' diyenlerin sayısı 2-3 kişi.Diğer sınıflarda da durum aynı... Çok merak ediyorum,sizlerin düşünceleri neler???En azından anketime oy vererek yerdımcı olursanız çok sevinirim. Efendim,sağlıcakla kalınız.... :))

15.11.09

ARADA BİR BURDAYIM ......

Sıcacık merhabalarımı göndermeyeli epey bir zaman oldu....Biraz bilgisayarımın nazlanmaları,biraz yolculuklar,biraz hastalıklar,biraz da tatlı telaşlarla uzak kaldım.... Bu uzak kaldığım zamanda da aslında bloğumla ne çok zaman geçirdiğimi anladım....Hem buradan,hem blogcudan arkadaşlarım,yazılan yorumlar,msn ve facebooktan günlük hayattaki arkadaşlarımla olan yazışmalarım,evim,kocam,oğlum,insanlar,davetler,gitmeler,gelmeler........Biran herşey içinden çıkılmaz bir hal aldı... Blogumda yazdığımda elbette bana ziyarete gelen herkesin sayfasına uğruyorum....Uğramadığımda ya da belki uğrayıp ta yorum yazmadığımda kırılanlar olabiliyor.Kendime özgü birşeyler yazmak istediğimde 'mimlendin,sayfama gel' çağrısına uyarak o konuda yazıyorum..Bir de huyum var ki insanları bekletmeyi sevmiyorum.O yüzden kendi yazımı ertelemek zorunda kalıyorum. Şuna karar verdim ki;bloğum asla bırakmayı isteyebileceğim birşey değil....Sizler de aynı şekilde.Bu dünyanın içinde olmayı çok seviyorum.Ama kendi dünyama da zaman ayırmalıyım. Belki uzun uzun fotoğraflarla,tariflerle uğraşamayabilirim.İçimden geldiğince,içimden geldiği zaman yazmak isteğindeyim. Bu arada sizleri de zevkle takip edeceğim.Yalnız yorum yazamadığımda ne olur yanlış düşünmeyin.... Başlıkta da yazdığım gibi ARADA BİR BURADAYIM!!!!!!! Sevgiyle ve sağlıkla kalın.....

29.8.09

BU ZAFER BİZİM....HEPİMİZE KUTLU OLSUN...

ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN....BU BÜYÜK ZAFER NASIL KAZANILDI?BU BAYRAK,BU VATAN,BU TOPRAKLAR....UNUTMAYIN,UNUTTURMAYIN.....

27.8.09

ÖZLENMİŞSEM BURADAYIM.....

Sıcacık merhabamla başlamak istiyorum satırlarıma.....Kısa dediğimiz mola epeyce uzadı.Artık kafamızı kumun içerisinden çıkarıp yeniden kucaklaşma zamanı geldi...
Teknolojiden uzakta,kışın o bitmeyecek gibi görünen günlerinin acısını çıkararak yaptığım tatili bitirip döndüm.
Hepinizi çok çok özledim.Sayfamı çok özledim.Bu arada uğrayan,selamını bırakan herkese teşekkürler...
Biriken işleriyle beni hasretle bekleyen evimin de gönlünü aldıktan sonra tek tek kapınızı çalacağım...
Sevgiyle kalın....Geliyorum...

31.5.09

KODES VE BİR MOLA....

Selamlar herkese....Dün bir yaza merhaba şenliğine katıldık.Orada çok güzel bir şaka organizasyonu yapmışlardı.İstediğiniz kişinin adını veriyorsunuz.5TL karşılığı o kişiyi alıp 15 dk bu kodese atıyorlar.Kodese atılan kişi neye uğradığını anlamıyor,etraftakiler gülme krizine tutuluyor.Üstelik bu şakayı kimin yaptığını da öğrenemiyorsunuz. Biz de kodestekilerin nafile çırpınışlarını izleyip hemen oradan uzaklaştık.Ne olur ne olmaz değil mi? :))Fotoğrafı tıklayıp şakanın kurallarını daha iyi okuyabilirsiniz... Bu arada öğretmenimizden izin aldık, Ata'nın tedavisi için Salı günü Ankara'ya gidiyoruz.Annemde internet imkanım olmayacak ama fırsat buldukça oradan da sizlerle olmaya çalışacağım. Yeniden görüşene kadar sevgiyle,neşeyle ve mutlulukla kalın.... BEKLE BİZİ ANKARA GELİYORUZZZZZZZ....

30.5.09

ŞAMPİYON BJK.....

BEŞİKTAŞ ŞAMPİYON...... YAVRU KARTAL MUTLU...... BEN MUTLUYUM........... SEVGİLER......

28.5.09

ŞEHİDİM SEN RAHAT UYU...

Şehitlerimiz,evlatlarımız,oğlumuz,abimiz,kocamız,babamız.....Bu vatanın,bu bayrağın savunucuları....Ruhunuz şad olsun. Yüreği yanan anaların,babaların,kardeşlerin,yavruların, tüm milletin başı sağolsun. Kimse de bundan kendine sevinecek birşey çıkarmasın.Biz öyle büyük bir milletiz ki şehitlerin kanıyla yıkanmış bayrağımızı indirmeye kimsenin gücü yetmez!!!
(Bugün verdiğimiz 6 şehit ve tüm şehitlerimize saygıyla...)

26.5.09

İLK KEZ BU EVDE AĞLADIM.....

Merhabalar.....35 yıl önce bugün anneannem ve dedemin,önünde kocaman dut ağacı olan evlerinde doğmuşum... Çok zor ve uzun bir doğum olmuş.İçerde kadınlar sorunsuz bir doğum için uğraşırken,o zaman 7 yaşında olan abim bakkalın üzerindeki balkondan perdeleri kapalı cama bakıp beni görmek için zıplayıp durmuş. Öyle böyle dünyaya gelmişim işte.Hatta o günün üzerine tam 35 kat çıkmışım.Nasıl yaşadığıma gelince;acılar içinde geçmedi çocukluğum.Ama herşey güllük gülistanlık ta değildi.Adım hep başarılılar listesinde geçerdi ,yine de hayatta tökezlediğim çok zaman oldu.Bir dönem çok korkusuz yaşadım.Hızdan,maceradan,hastalıktan,ölümden korkmadan.Şu an en ödlek dönemlerimi yaşıyorum .Bazen çok hırslı oldum,bazen de bir o kadar boşverdim.İnişli çıkışlı duygularım oldu.Herşeyi toz pembe gördüğüm anlarda birden ortalığın toz duman görüverdim. Kısacası insanım,insan gibi yaşadım.Yaşamımda, bu uzun yolda karşıma çıkan bu duyguların kimiyle omuz omuza çarpıştık,kimiyle birbirimize dokunmadan geçtik,kimiyle hiç karşılaşmadık bile,kimi eteğime takıldı nereye gitsem peşimde.... Duygularım ve ben mutluyum.Eeee bu durumda İYİ Kİ DOĞMUŞUM :))

19.5.09

ZAMANSIZ GİDİŞLER.....

Selamlar.....Her gidiş insana acı verir de yetişmiş beyinlerin,insanlık için çabalayanların gidişi daha çok acı veriyor.Daha da acısı yaşamını bu ülkeye adamış bir insanın bu kadar kırılıp,hırpalanarak uğurlanmış olması...Yoksa elbette ölüm hepimiz için. Tüm sevenlerinin başı sağolsun..... Bana gelince karabatak gibi bir kaybolup bir görünmemin nedeni Ata'yı hala iyileştirememiş olmamız.Tam bitti,geçti derken yeniden başlıyor.Geçen gün okuldan iyice sıkışık bir halde geldi.Nabız iyice yükselmiş.Yine ilaçlı buhar tedavisine başladık.Bir takım testler gerekiyor.Ama tabii ki burada sağlık ocağından biraz iyice bir hastane olduğundan mümkün değil.Artık okulun kapanmasını bekliyoruz.Ankara'da kendi doktorumuza gideceğiz. İşte burayı bu yüzden hiç sevmiyorum.Ve geçen yazımda beklediğimiz değişiklik te buydu.Artık buradan başka bir yere gitmek.Ama ne yazık ki 1 yıl daha kalıyoruz.Öyle memnuniyetsiz bir insan olmamama rağmen artık boğulmak üzereyim.Can sıkıntım doruğa ulaştı.Bu nedenle de fazla yazmak istemiyorum.Karamsarlıkla dolu bir sayfayla karşılamak istemiyorum kimseyi. O yüzden lafı fazla uzatmadan 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZI kutlayarak şimdilik hoşçakalın diyorum..... Sevgiyle ve umutla kalın......

5.5.09

POSTACI YUNUSLAR

Herkese merhabalar....Bugün öğleden sonra şöyle sahilden yürüyerek çarşıya gideyim dedim.Ne de olsa artık sahil kalabalıklaştı ve köpekler insanları daha az rahatsız ediyor.Güzel yürüyüşüm başlamışken bir de ne göreyim....
Kıyıya yakın bir şekilde atlayıp duran yunuslar...Hemen makinemi çıkarıp güzel bir poz yakalamaya çalıştım.Aslında 4-5 tane yunus vardı ve sıralı bir şekilde atlıyorlardı.Ben bu harika gösterinin tadını çıkardım ve size de bir kısmını getirebildim.
O sevinçle posta kutuma bakmaya gittim.Sevgili arkadaşım AŞKINAY yaklaşan doğum günüm için bana harika sürprizler göndermiş.
Hepsi çok güzel,hele mutfak önlüğüne bayıldım.Müzikli kartım da doğum günü şarkısı söyledi bana.Ata'yı da unutmamış yine.
Mektubunu da hasretle okudum,çünkü artık bloguna yazmıyor.Canım arkadaşım buradan sana çooook teşekkür ediyorum.
Bunların yanında sevgili mahperi ve tatesal SUSAM SOKAĞI'NI geri istiyoruz şeklinde bir mim başlatmışlar.Ayrıntıları onların sayfalarında okuyabilirsiniz.Onlara destek veriyorum çünkü çocukken hatta biraz büyümüş halimle bile kaçırmadan seyrederdim.
İşte böyle ....Mutluyum :))Daha ne diyeyim???

4.5.09

YOL VERİN BULUTLAR....

Selamlar hepinize....Yağmur sonrası bulutları aralayıp çıkmaya çalışan güneşin fotoğrafıyla selamlıyorum sizi...Denizde bir balıkçı teknesi ve Avşa'ya giden arabalı vapur....Az önce kabarıp duran deniz sakinleşmiş,yol veriyor onlara....
Yağmur dinmiyor....Canım oğlum sizlerden de gelen tavsiyelerle denediklerim dahil,doğal yönlerden yaptığım desteklerle en azından ilaçlı buhardan kurtuldu.O da dört gözle polenlerin bitip,güneşin yüzünü göstereceği günleri bekliyor.Ama yağmur hiç dinmiyor....
Birkaç gün önce bilgisayarım her iki ayda bir yaptığı gibi yine çökünce ,bu kez henüz cd ye kaydetmediğim blog fotoğraflarım da tarihe karıştı.Daha önce de yazdığım gibi voltaj kurbanı fırınım da beni terkedince kaldık mı tencere yemeklerine?
O yüzden elimde fotoğraf makinesi ile manzaralara ve doğaya bıraktım kendimi :))
Blog ödülleri belli olmuş.En son 39 oyum vardı.Ama ilk üç dışında bir sıralama yayınlamamışlar.Keşke kaçıncı olduğumuzu görebilseydik.Olsun bu da böyle tatlı bir anı olarak blogumun bir kenarına ilişiverdi.Oyları ve güzel dilekleri ile destek veren herkese çok teşekkürler....
Bu arada şu 2 hafta içinde yaşantımızla ilgili beklediğimiz çok önemli bir haber var...O nedenle içim kıpır kıpır havalanıp duruyor.Belli olduğunda sizinle de paylaşırım .Sadece en iyisi ne ise öyle olsun istiyorum.
Hadi bugünlük bu kadar olsun ....Güneşli günlere ulaşmak dileğiyle sevgiyle kalın.....

27.4.09

ISPANAKLI BLOGLAR

Hepinize merhabalar.....Birçoğumuzun çocuğu var,en ufak hastalıklarında ne yapacağımızı şaşırıp üzerine titrediğimiz çocuklarımız...Maalesef bazı anneler için durum biraz daha zor.Hem çocuğu hem aileyi yoran,tedavisi olan ancak uzun süren,maddi imkanınız yoksa içinden çıkılmaz bir hal alan bir hastalık.LÖSEMİ...
Yine de Türkiye'de çıkarılan bir çok engele karşın gönüllü olarak bu çocuklar adına çalışan insanlarımız var.Tamamen gönüllülerin çabasıyla çalışmalarını yürüten LÖSEV var.O çocuklara maddi,tıbbi ve manevi destek sağlarken ailelerini de gözardı etmeyen,o annelere sanat öğretip iş imkanı yaratan bir vakıf.
ISPANAK sa yavrusu bu şekilde sağlığa kavuşmuş olan annelerin el emeği ürünlerinin satılıp gelirinin yine bu amaçla kullanıldığı çok güzel bir mağaza.Ankara'da UĞUR MUMCU'NUN SOKAĞI NO:59 GOP adresinde,internette http://www.ispanak.com.tr de ,büyük alışveriş merkezlerinin standlarında ve MUDO Mağazalarında.....
Benim sizlere ricam en azından internetten ziyaretinizi yapıp o çok güzel ürünlere bir göz atmanız.Hepimiz birbirimize mektuplar yazıp hediyeler gönderiyoruz.Belki buradan hoşunuza giden bir hediyeyi blog arkadaşınıza gönderebilirsiniz.Kızınıza bu güzel bebeklerden ve hatta oğlunuza taraftar bebeklerden alabilirsiniz.Yakınınızdaki insanlara da bunu duyurabilirsiniz.Blogunuzda bir postla daha çok kişinin haberdar olmasını sağlayabilirsiniz.
Bunun dışında Ankara,İstanbul ve İzmir'de oturanlar vakıf bürolarına uğrayıp gönüllü olarak çeşitli faaliyetlerde de bulunabilir.Bağış yapmak isteyenler için de smsten ücretsiz havaleye kadar çok fazla alternatif var.LÖSEV i ziyaret edip hepsini öğrenebilirsiniz.
Ne dersiniz???Bu konuda daha farklı fikirler de ekleyerek desteğinizi göstermeye var mısınız???Bana e-mail atarak ta fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.Ayrıca maddi ya da manevi olarak verdiğiniz desteğinizi sayfanızda yayınlarsanız ben de sayfamda ISPANAKLI BLOGLAR olarak gururla yayınlarım..
Bu arada nerdesin diye soran arkadaşlarıma bilgi notu;Ata 1 senedir 'nihayet kurtulduk' dediğimiz buhar tedavisine yeniden başladı.Ciğerleri biraz sıkışmış.Öyle ki bu sene de makineyi kullanmazsak bir hastanenin çocuk servisine bağışlamayı düşünüyordum.Ama maalesef yine ilaçlı buhar veriyoruz.Zaten fısfıs ve diğer astım ilaçlarını düzenli kullanıyor.Şimdi buna da ihtiyaç oldu.Ben de çok koşuşturup yorulmasın ve de canı sıkılmasın diye onunla vakit geçiriyorum.
Hepinize şimdiden teşekkürler ve güzel günler.....
sihirlioklava@hotmail.com

23.4.09

' ANNE LÜTFEN!!!'

'BUGÜN 23 NİSAN ANNE.BANA BİR HEDİYE ALDIN AMA KIRILDI.ONU FARSIZ SÜREMEM.ÇÜNKÜ ÇOK ÜZÜLÜRÜM.ÖBÜR 23 NİSANA ÇOK VAR.O KADAR DAYANAMAM.BABAM ALIRIZ DEDİ.SENİN CEVABIN NE ?
CEVAP: '
Selamlar.....Bugünkü soğuk hava yüzünden iptal edilen 1. sınıfların şenlikleri yüzünden zaten moralsizdi yavrum.Buradaki tek en büyük markete, Migros'a gidip onun için bir araba aldık.Kasada bayrağımızı verdiler...
Mutlu mutlu eve dönmüştük ki.......Tam kapının önünde araba düştü ve farıyla arka camı kırılıverdi.
Kıyamet ondan sonra koptu işte.'Daha yeni almıştık,bu bana hediyeydi,onu böyle süremem ki,farsız araba olur mu,gözyaşlarıma engel olamıyorum....' Sahiden de öyle içten ve duygulu ağladı ki yani dayanmak çok zordu.Sonra işte gidip bu satırları yazmış.Eeee anne blogcu olunca oğlu da duygularını böyle yazıya dökmeye alıştı.Anne yazıyor,arkadaşları ona moralsiz zamanlarda destek veriyor,sevinçlerini paylaşıyor...
'Bak iki gündür esen poyraz yüzünden ani gidip gelen voltaj benim de fırınımı ve su ısıtıcımı bozdu.Ben oturup ağladım mı???'
'Ama bu benim hediyemdi.....'
İşte çocuk olmak böyle güzel,böyle içten,böyle duygulu birşey.....Tüm çocukların bayramını kutlayarak,Atatürk'e bize kendini ifade edebilen çocukları yetiştirebileceğimiz çağdaş bir ülke kazandırdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum....
Related Posts with Thumbnails