29.8.09

BU ZAFER BİZİM....HEPİMİZE KUTLU OLSUN...

ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN....BU BÜYÜK ZAFER NASIL KAZANILDI?BU BAYRAK,BU VATAN,BU TOPRAKLAR....UNUTMAYIN,UNUTTURMAYIN.....

27.8.09

ÖZLENMİŞSEM BURADAYIM.....

Sıcacık merhabamla başlamak istiyorum satırlarıma.....Kısa dediğimiz mola epeyce uzadı.Artık kafamızı kumun içerisinden çıkarıp yeniden kucaklaşma zamanı geldi...
Teknolojiden uzakta,kışın o bitmeyecek gibi görünen günlerinin acısını çıkararak yaptığım tatili bitirip döndüm.
Hepinizi çok çok özledim.Sayfamı çok özledim.Bu arada uğrayan,selamını bırakan herkese teşekkürler...
Biriken işleriyle beni hasretle bekleyen evimin de gönlünü aldıktan sonra tek tek kapınızı çalacağım...
Sevgiyle kalın....Geliyorum...

31.5.09

KODES VE BİR MOLA....

Selamlar herkese....Dün bir yaza merhaba şenliğine katıldık.Orada çok güzel bir şaka organizasyonu yapmışlardı.İstediğiniz kişinin adını veriyorsunuz.5TL karşılığı o kişiyi alıp 15 dk bu kodese atıyorlar.Kodese atılan kişi neye uğradığını anlamıyor,etraftakiler gülme krizine tutuluyor.Üstelik bu şakayı kimin yaptığını da öğrenemiyorsunuz. Biz de kodestekilerin nafile çırpınışlarını izleyip hemen oradan uzaklaştık.Ne olur ne olmaz değil mi? :))Fotoğrafı tıklayıp şakanın kurallarını daha iyi okuyabilirsiniz... Bu arada öğretmenimizden izin aldık, Ata'nın tedavisi için Salı günü Ankara'ya gidiyoruz.Annemde internet imkanım olmayacak ama fırsat buldukça oradan da sizlerle olmaya çalışacağım. Yeniden görüşene kadar sevgiyle,neşeyle ve mutlulukla kalın.... BEKLE BİZİ ANKARA GELİYORUZZZZZZZ....

30.5.09

ŞAMPİYON BJK.....

BEŞİKTAŞ ŞAMPİYON...... YAVRU KARTAL MUTLU...... BEN MUTLUYUM........... SEVGİLER......

28.5.09

ŞEHİDİM SEN RAHAT UYU...

Şehitlerimiz,evlatlarımız,oğlumuz,abimiz,kocamız,babamız.....Bu vatanın,bu bayrağın savunucuları....Ruhunuz şad olsun. Yüreği yanan anaların,babaların,kardeşlerin,yavruların, tüm milletin başı sağolsun. Kimse de bundan kendine sevinecek birşey çıkarmasın.Biz öyle büyük bir milletiz ki şehitlerin kanıyla yıkanmış bayrağımızı indirmeye kimsenin gücü yetmez!!!
(Bugün verdiğimiz 6 şehit ve tüm şehitlerimize saygıyla...)

26.5.09

İLK KEZ BU EVDE AĞLADIM.....

Merhabalar.....35 yıl önce bugün anneannem ve dedemin,önünde kocaman dut ağacı olan evlerinde doğmuşum... Çok zor ve uzun bir doğum olmuş.İçerde kadınlar sorunsuz bir doğum için uğraşırken,o zaman 7 yaşında olan abim bakkalın üzerindeki balkondan perdeleri kapalı cama bakıp beni görmek için zıplayıp durmuş. Öyle böyle dünyaya gelmişim işte.Hatta o günün üzerine tam 35 kat çıkmışım.Nasıl yaşadığıma gelince;acılar içinde geçmedi çocukluğum.Ama herşey güllük gülistanlık ta değildi.Adım hep başarılılar listesinde geçerdi ,yine de hayatta tökezlediğim çok zaman oldu.Bir dönem çok korkusuz yaşadım.Hızdan,maceradan,hastalıktan,ölümden korkmadan.Şu an en ödlek dönemlerimi yaşıyorum .Bazen çok hırslı oldum,bazen de bir o kadar boşverdim.İnişli çıkışlı duygularım oldu.Herşeyi toz pembe gördüğüm anlarda birden ortalığın toz duman görüverdim. Kısacası insanım,insan gibi yaşadım.Yaşamımda, bu uzun yolda karşıma çıkan bu duyguların kimiyle omuz omuza çarpıştık,kimiyle birbirimize dokunmadan geçtik,kimiyle hiç karşılaşmadık bile,kimi eteğime takıldı nereye gitsem peşimde.... Duygularım ve ben mutluyum.Eeee bu durumda İYİ Kİ DOĞMUŞUM :))

19.5.09

ZAMANSIZ GİDİŞLER.....

Selamlar.....Her gidiş insana acı verir de yetişmiş beyinlerin,insanlık için çabalayanların gidişi daha çok acı veriyor.Daha da acısı yaşamını bu ülkeye adamış bir insanın bu kadar kırılıp,hırpalanarak uğurlanmış olması...Yoksa elbette ölüm hepimiz için. Tüm sevenlerinin başı sağolsun..... Bana gelince karabatak gibi bir kaybolup bir görünmemin nedeni Ata'yı hala iyileştirememiş olmamız.Tam bitti,geçti derken yeniden başlıyor.Geçen gün okuldan iyice sıkışık bir halde geldi.Nabız iyice yükselmiş.Yine ilaçlı buhar tedavisine başladık.Bir takım testler gerekiyor.Ama tabii ki burada sağlık ocağından biraz iyice bir hastane olduğundan mümkün değil.Artık okulun kapanmasını bekliyoruz.Ankara'da kendi doktorumuza gideceğiz. İşte burayı bu yüzden hiç sevmiyorum.Ve geçen yazımda beklediğimiz değişiklik te buydu.Artık buradan başka bir yere gitmek.Ama ne yazık ki 1 yıl daha kalıyoruz.Öyle memnuniyetsiz bir insan olmamama rağmen artık boğulmak üzereyim.Can sıkıntım doruğa ulaştı.Bu nedenle de fazla yazmak istemiyorum.Karamsarlıkla dolu bir sayfayla karşılamak istemiyorum kimseyi. O yüzden lafı fazla uzatmadan 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZI kutlayarak şimdilik hoşçakalın diyorum..... Sevgiyle ve umutla kalın......

5.5.09

POSTACI YUNUSLAR

Herkese merhabalar....Bugün öğleden sonra şöyle sahilden yürüyerek çarşıya gideyim dedim.Ne de olsa artık sahil kalabalıklaştı ve köpekler insanları daha az rahatsız ediyor.Güzel yürüyüşüm başlamışken bir de ne göreyim....
Kıyıya yakın bir şekilde atlayıp duran yunuslar...Hemen makinemi çıkarıp güzel bir poz yakalamaya çalıştım.Aslında 4-5 tane yunus vardı ve sıralı bir şekilde atlıyorlardı.Ben bu harika gösterinin tadını çıkardım ve size de bir kısmını getirebildim.
O sevinçle posta kutuma bakmaya gittim.Sevgili arkadaşım AŞKINAY yaklaşan doğum günüm için bana harika sürprizler göndermiş.
Hepsi çok güzel,hele mutfak önlüğüne bayıldım.Müzikli kartım da doğum günü şarkısı söyledi bana.Ata'yı da unutmamış yine.
Mektubunu da hasretle okudum,çünkü artık bloguna yazmıyor.Canım arkadaşım buradan sana çooook teşekkür ediyorum.
Bunların yanında sevgili mahperi ve tatesal SUSAM SOKAĞI'NI geri istiyoruz şeklinde bir mim başlatmışlar.Ayrıntıları onların sayfalarında okuyabilirsiniz.Onlara destek veriyorum çünkü çocukken hatta biraz büyümüş halimle bile kaçırmadan seyrederdim.
İşte böyle ....Mutluyum :))Daha ne diyeyim???

4.5.09

YOL VERİN BULUTLAR....

Selamlar hepinize....Yağmur sonrası bulutları aralayıp çıkmaya çalışan güneşin fotoğrafıyla selamlıyorum sizi...Denizde bir balıkçı teknesi ve Avşa'ya giden arabalı vapur....Az önce kabarıp duran deniz sakinleşmiş,yol veriyor onlara....
Yağmur dinmiyor....Canım oğlum sizlerden de gelen tavsiyelerle denediklerim dahil,doğal yönlerden yaptığım desteklerle en azından ilaçlı buhardan kurtuldu.O da dört gözle polenlerin bitip,güneşin yüzünü göstereceği günleri bekliyor.Ama yağmur hiç dinmiyor....
Birkaç gün önce bilgisayarım her iki ayda bir yaptığı gibi yine çökünce ,bu kez henüz cd ye kaydetmediğim blog fotoğraflarım da tarihe karıştı.Daha önce de yazdığım gibi voltaj kurbanı fırınım da beni terkedince kaldık mı tencere yemeklerine?
O yüzden elimde fotoğraf makinesi ile manzaralara ve doğaya bıraktım kendimi :))
Blog ödülleri belli olmuş.En son 39 oyum vardı.Ama ilk üç dışında bir sıralama yayınlamamışlar.Keşke kaçıncı olduğumuzu görebilseydik.Olsun bu da böyle tatlı bir anı olarak blogumun bir kenarına ilişiverdi.Oyları ve güzel dilekleri ile destek veren herkese çok teşekkürler....
Bu arada şu 2 hafta içinde yaşantımızla ilgili beklediğimiz çok önemli bir haber var...O nedenle içim kıpır kıpır havalanıp duruyor.Belli olduğunda sizinle de paylaşırım .Sadece en iyisi ne ise öyle olsun istiyorum.
Hadi bugünlük bu kadar olsun ....Güneşli günlere ulaşmak dileğiyle sevgiyle kalın.....

27.4.09

ISPANAKLI BLOGLAR

Hepinize merhabalar.....Birçoğumuzun çocuğu var,en ufak hastalıklarında ne yapacağımızı şaşırıp üzerine titrediğimiz çocuklarımız...Maalesef bazı anneler için durum biraz daha zor.Hem çocuğu hem aileyi yoran,tedavisi olan ancak uzun süren,maddi imkanınız yoksa içinden çıkılmaz bir hal alan bir hastalık.LÖSEMİ...
Yine de Türkiye'de çıkarılan bir çok engele karşın gönüllü olarak bu çocuklar adına çalışan insanlarımız var.Tamamen gönüllülerin çabasıyla çalışmalarını yürüten LÖSEV var.O çocuklara maddi,tıbbi ve manevi destek sağlarken ailelerini de gözardı etmeyen,o annelere sanat öğretip iş imkanı yaratan bir vakıf.
ISPANAK sa yavrusu bu şekilde sağlığa kavuşmuş olan annelerin el emeği ürünlerinin satılıp gelirinin yine bu amaçla kullanıldığı çok güzel bir mağaza.Ankara'da UĞUR MUMCU'NUN SOKAĞI NO:59 GOP adresinde,internette http://www.ispanak.com.tr de ,büyük alışveriş merkezlerinin standlarında ve MUDO Mağazalarında.....
Benim sizlere ricam en azından internetten ziyaretinizi yapıp o çok güzel ürünlere bir göz atmanız.Hepimiz birbirimize mektuplar yazıp hediyeler gönderiyoruz.Belki buradan hoşunuza giden bir hediyeyi blog arkadaşınıza gönderebilirsiniz.Kızınıza bu güzel bebeklerden ve hatta oğlunuza taraftar bebeklerden alabilirsiniz.Yakınınızdaki insanlara da bunu duyurabilirsiniz.Blogunuzda bir postla daha çok kişinin haberdar olmasını sağlayabilirsiniz.
Bunun dışında Ankara,İstanbul ve İzmir'de oturanlar vakıf bürolarına uğrayıp gönüllü olarak çeşitli faaliyetlerde de bulunabilir.Bağış yapmak isteyenler için de smsten ücretsiz havaleye kadar çok fazla alternatif var.LÖSEV i ziyaret edip hepsini öğrenebilirsiniz.
Ne dersiniz???Bu konuda daha farklı fikirler de ekleyerek desteğinizi göstermeye var mısınız???Bana e-mail atarak ta fikirlerinizi paylaşabilirsiniz.Ayrıca maddi ya da manevi olarak verdiğiniz desteğinizi sayfanızda yayınlarsanız ben de sayfamda ISPANAKLI BLOGLAR olarak gururla yayınlarım..
Bu arada nerdesin diye soran arkadaşlarıma bilgi notu;Ata 1 senedir 'nihayet kurtulduk' dediğimiz buhar tedavisine yeniden başladı.Ciğerleri biraz sıkışmış.Öyle ki bu sene de makineyi kullanmazsak bir hastanenin çocuk servisine bağışlamayı düşünüyordum.Ama maalesef yine ilaçlı buhar veriyoruz.Zaten fısfıs ve diğer astım ilaçlarını düzenli kullanıyor.Şimdi buna da ihtiyaç oldu.Ben de çok koşuşturup yorulmasın ve de canı sıkılmasın diye onunla vakit geçiriyorum.
Hepinize şimdiden teşekkürler ve güzel günler.....
sihirlioklava@hotmail.com

23.4.09

' ANNE LÜTFEN!!!'

'BUGÜN 23 NİSAN ANNE.BANA BİR HEDİYE ALDIN AMA KIRILDI.ONU FARSIZ SÜREMEM.ÇÜNKÜ ÇOK ÜZÜLÜRÜM.ÖBÜR 23 NİSANA ÇOK VAR.O KADAR DAYANAMAM.BABAM ALIRIZ DEDİ.SENİN CEVABIN NE ?
CEVAP: '
Selamlar.....Bugünkü soğuk hava yüzünden iptal edilen 1. sınıfların şenlikleri yüzünden zaten moralsizdi yavrum.Buradaki tek en büyük markete, Migros'a gidip onun için bir araba aldık.Kasada bayrağımızı verdiler...
Mutlu mutlu eve dönmüştük ki.......Tam kapının önünde araba düştü ve farıyla arka camı kırılıverdi.
Kıyamet ondan sonra koptu işte.'Daha yeni almıştık,bu bana hediyeydi,onu böyle süremem ki,farsız araba olur mu,gözyaşlarıma engel olamıyorum....' Sahiden de öyle içten ve duygulu ağladı ki yani dayanmak çok zordu.Sonra işte gidip bu satırları yazmış.Eeee anne blogcu olunca oğlu da duygularını böyle yazıya dökmeye alıştı.Anne yazıyor,arkadaşları ona moralsiz zamanlarda destek veriyor,sevinçlerini paylaşıyor...
'Bak iki gündür esen poyraz yüzünden ani gidip gelen voltaj benim de fırınımı ve su ısıtıcımı bozdu.Ben oturup ağladım mı???'
'Ama bu benim hediyemdi.....'
İşte çocuk olmak böyle güzel,böyle içten,böyle duygulu birşey.....Tüm çocukların bayramını kutlayarak,Atatürk'e bize kendini ifade edebilen çocukları yetiştirebileceğimiz çağdaş bir ülke kazandırdığı için bir kez daha teşekkür ediyorum....

20.4.09

YARINA ERTELENMİŞ BUGÜN.....

Bazen anlatılamayan ya da insanın kendisinin de anlayamadığı tuhaf zamanlar vardır.Güneş aynı doğar ama insanın içi aynı şekilde aydınlanmaz.Tepede bir karamsar bulut dolanır durur.
Bunun nedeni belki 20 gün içinde geliverecek çok önemli bir haberin bekleyişidir.Belki daha iki ay önce eşini kaybeden 30 yaşındaki bir anne ve oğlunun buğulu gözleriyle hergün karşılaşıyor olmaktandır..Belki özlemlerin yüreğimi sıkıştırmasındandır...Bilmiyorum...Kendime ait zamanlar istiyorum.Hiçbirşey yapmadan bangır bangır müzik dinlemek...Herşey yarına kalsın istiyorum.Bugünü durdurayım!!!!Durmuyor yine de ...İşte bir kahvaltıyla başlıyor gün....
Birileri günü durdurmak yerine elişi yapıp Bandırma 'da bir sergi açmış...
Acaba fotoğraf çekerken model çaldığımı mı düşünmüşlerdir ???
Ben oturup dururken balıkçı motorları ardarda balığa çıktılar....
Amatör balıkçılar da kıyıdaydı....
' bir çift güvercin havalansa
yanık yanık koksa karanfil.....'
Sonra gün bitti......
Bana gönül koymayın ne olur....Yazacaklarım,mimlerim,ziyaretlerim birikti.Herşeyden önemlisi aklımda çok güzel bir proje var.Onu hayata geçirmek istiyorum....Sadece biraz zaman....

18.4.09

AMİGURUMİ ÇAĞDAŞ BEBEK

Selamlar hepinize.....Yeni bebeğimle huzurlarınızdayım..Gittikçe daha güzelini yapıyor olmak hoşuma gitmeye başladı.Model ve anlatım buradan alınma.Kendi kendime henüz model yaratabilme aşamasında değilim ama hazır şablon olsa eminim daha başarılı işler çıkarabileceğim.
Bu arada ağır bir sinüzit geçirmekteyim.İkili antibiyotikle iyileşmeye çalışırken ağırlaşan başımı o yastıktan bu yastığa devirip duruyorum.
Buna karşın son zamanlarda olan bitene de duyarsız kalamıyorum.Ben kendi hastalığımdan dert yanarken ağır kemoterapi gören bir insanın hala çağdaşlık için savaş veriyor olmasını gururla izliyorum.Banane deyip kenara çekilebilir,daha çok sinirlerini yormaz.Ama tam tersine vazgeçmiyor.Herzaman çağdaşlığın ve Cumhuriyet değerlerinin arkasındayım.Bir de buradan dile getirmek istiyorum.Sessiz kalmak karanlığa bir adım daha yakınlaşmamıza sebep olur.
Akla karanın,doğruyla yanlışın ayırt edilebilmesinin zamanı şimdi...Bizim maaşlarımızla mecliste teröristlere açık destek veren insanlara demokrasi var diyerek ses çıkarılmazken binlerce kızı aydınlığa kavuşturan insanlara terörist damgası yapıştırmak nasıl bir zihniyettir????Lütfen düşüncelerinizi paylaşmaktan korkmayın.
İşte benim duygularım bu şekilde....Kim altına imza atmak isterse buyursun....
Bu arada dönemediğim yorumlar için beni affedin,hem yoğunluğum,hem hastalığım tüm düzenimi bozdu.En kısa zamanda telafi edeceğim.
Sevgiyle kalın....

16.4.09

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Sevgili Öykü'nün yarattığı ' bloglar Atatürk fotoğrafları dolsun ' dileğiyle başlattığı bu güzel mim hareketine seve seve katılıyorum...Tüm arkadaşlarımı da bu harekete davet ediyorum...

14.4.09

SARI ŞEKERİM VE MİM

Merhabaaaaa.....Bugünlerde mutfağa girip te çok farklı
denemeler yapmadığım için tarifsiz geçen bir dönem oldu.Ama olsun,bu benim bloğum olduğuna göre yaptığım herşeyi paylaşabilirim.
İşte sonunda ilmek kaçırmadan,düzgün bir yüz ifadesi vererek,saçlarını da yapmayı öğrenerek yaptığım ilk bebeğimle karşınızdayım...Artık eve misafir gelen küçük kızların canı sıkılmayacak:))
Bugünlerde dışarıda koşuşturmalarım var.O yüzden ziyaretlerimi de aksattım ama birkaç gün içinde normale dönecek..
Sevgili Şehnaz 'bize kendini anlat' demiş.Gelmişken ona da cevap vereyim.

  • Uludağ Ün.İşletme blm. mezunuyum.Yaklaşık 5 yıllık bir iş hayatının ardından Ata'nın doğumu ve takip gerektiren bir durumunun olması,ailelerimizden çok uzakta olduğumuzdan kimselere emanet edecek durumda olmamam ve eşimin sürekli şehir değiştirmesini gerektiren bir işi olması nedeniyle zor kabul etsem de kadrolu ev hanımlığına geçtim.
  • Okumayı,gezmeyi,şiir yazmayı çok severim.
  • Aklıma taktığım herşeyin hemen olmasını isterim.
  • Güleryüzlüyümdür,herkesin iyi olduğunu düşünürüm.Yalnız en başta hoşlanmadığım bir insanla da bir daha görüşmek istemem.
  • İnsanlara olabildiğince şans tanırım.Ama öyle bir noktam vardır ki işte orada kim olursa olsun silerim.
  • Sabırlıyımdır...Bir işi en iyisini yapana kadar denerim...Bir yere giderken çok çabuk hazırlanırım,randevu saatimi dakika kaçırmam.Ama nedense arkadaşlarla sözleştiğimizde tam saatinde gelen olmaz:))
  • Duygusalımdır...Sakinimdir...Ama huzurumu bozmaya çalışan olursa da tırnaklarımı çıkarmaktan çekinmem......

Bu arada ödül konusundaki destek ve dilekleriniz için teşekkürler..Tabii ki sonucu paylaşırım.Şu an sadece kendi oyumu görebiliyorum.Diğerlerini yazmıyorlar.Bloğumla ilgili güzel bir anı olacak...Ama yenilgiyle çıkarsam istifa etmeyeceğim,ona göre:))

Hepinize güzel günler.....

11.4.09

BÖÖÖÖÖÖ....

SEVGİLİ ARKADAŞLAR....
Bugün oylamasına başlanmış olan BLOG ÖDÜLLERİ yarışmasının TEFAL YEMEK BLOGLARI KATEGORİSİNDE yarışıyorum.
Son gün ,son saatte haberim oldu ve katıldım.Eşim 'hadi bakalım ödül ödül diyorsun,bir de burda yarış ta görelim' dedi.
Seçilirsem her bloggera sınırsız internet bağlantısı,limitsiz fotoğraf yükleme imkanı gibi vaatlerde bulunmak isterdim.Ama şimdilik ben size son amigurumi çalışmam olan bu sevimli kalpten en derin sevgilerimi gönderebilirim.
Eğer bloğumu oy vermeye uygun buluyorsanız,biraz zamanınızı ayırıp BURADAN kayıt olup oy kullanabilirsiniz.Hepinize şimdiden teşekkürler ve bu yarışmaya katılmış olan tüm arkadaşlarıma başarılar....

10.4.09

SÜNGER BOB VE MİM

İyi akşamlaaarrr....İşte tam bir sünger bob hastası olan oğlumdan gizli gizli ördüğüm ve bugün nihayet bitirebildiğim son çalışmam:)Beğenilerinize sunuyorum.Yine model anlatımını sevgili Betül'den aldım.Bazı yerlerini kolayıma geldiği gibi yaptım.Eh işte ,en azından oğlum beğendi.Sadece 'biraz fazla dişlek olmuş'dedi ama idare edecek artık...
Bu arada sevgili Nükhet'in 'en sevdiğiniz köşe' mimine cevap olarak ta gramafonu uygun buldum.Eşimin babaannesine ait olan 'sahibinin sesi' markalı bu gramafonun o çok güzel plaklarını dinlemek bana ayrı bir huzur veriyor..Bazen de tango plaklarıyla evin içinde tango da yapıyoruz :)
Son olarak can sıkıntım geçti mi diye merak eden varsa,geçmek zorunda kaldı diyebilirim.Çünkü
o yazıyı yazdığım gün Ata'yı henüz geçmemiş olan fakat hızını arttıran öksürüğü için doktora götürdük.Malum polenler çıkmaya başladı,üsüne okulunda da boya badana yapıyorlar.Hafiften ciğerler alarm vermeye başlamış.O yüzden 2 gün okula yine gönderemedim.Ama genel durumu iyi.Şuan çok sıkıntılı bir durum yok.
Hepinize iyi hafta sonları diliyorum...Sevgiyle ve neşeyle kalın....

7.4.09

HAVUÇ SALATASI

Merhabalar...Nedense bugünlerde bir tembellik içindeyim.Belki havaların kasvetindendir,canım hiç birşey yapmak istemiyor.
Bugün tavuk haşladım,yanına fırın makarna ve havuç salata ekleyip kolay bir menü yapıverdim.Salatayı herzamankinden biraz farklı yaptım.
3-4 tane havucu rondodan geçirdim.Çünkü rendelemeye üşendim.Pazardan aldığım taze sarmısakları ufak ufak doğrayıp ikisini birlikte zeytinyağında soteledim.Yağını süzdürüp soğuttuktan sonra iki kaşık yoğurt ve çekilmiş ceviz ekleyip salatamı tamamladım.
Sarmısağı yoğurduna değil de yağına koyunca daha çok seviyorum.Kokusu daha hoş oluyor..
İşte böyle...Umarım bu sıkıntılı hallerden çarçabuk kurtulurum..Sevgiler hepinize:))

BLOG ÖDÜLÜ

Merhabalar....Sevgili arkadaşlarım Esra, Nur,Gelincikmutfak, Haroşa, Filiz, Dünbugün, Güneş, İnci, Sihirlilezzetleri ,Yelda,Çınar ,Hamarat2,Womanworld,Birfincanacıkahve,Lezzetlimutfak ve Efsun blogumu bu ödüle layık görmüşler..Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum .Çok mutlu oldum.

Benim de bu ödül için arkadaşlarımdan seçim yapmam gerekiyor.Ama daha önce böyle bir ödülde adını unuttuğum arkadaşlarım olmuştu ve sonradan çok üzülmüştüm..

O yüzden hergün takip ettiğim burdaki ve blogcudaki arkadaşlarıma bu ödülü gönderiyorum..sevgiler...

5.4.09

KIYMALI ERİŞTE

Selamlar...Erişteyi bir başka severim...Nedense marketten aldığımız eriştelerin tadı çok güzel olmuyor..Bu erişteleri canım annem kargoyla göndermiş.Ben de hemen pişirdim.
Üzerine de soğan,kıyma ve domatesi kavurarak hazırladığım sosu ekledim.Harika oldu..
Bu arada annemi görmeyeli de 6 ay oldu.Onu çok özledim.Geçen hafta gelecekti ama son anda rahatsızlanıp gelemedi.Annemin gelmesini ve şımarık küçük kız moduna geçmeyi istiyorum.Bunları yazarken de annesini kaybetmiş arkadaşlarım varsa beni affetmelerini diliyorum.Ama gerçekten çoook özledim..
Sevgiler hepinize...Sevdiklerinizle kalın:)

4.4.09

ENTEL HANIM (Amigurumi)

Merhabalar ...Ben bu örgü işini sevmeye başladım .Bu akşam televizyon seyrederken bu kitap ayracını ördüm.Yine sevgili Betül'ün sayfasında görüp denediğim bir model...
Atilla ilhan'ın çok sevdiğim şiiriyle birlikte sizlere takdim ediyorum efendim....Huzurlarınızdaaa Entel Hanım :))
Şu anda gece saat 01:00 Hepinizin güzel,pırıl pırıl ve mutluluk dolu bir güne uyanmasını diliyorum...Sevgiyle kalın....

3.4.09

POSTA KUTUSU

Hepinize selamlar...Yaklaşık 6 aydır postaneye posta kutusu kiralamak için gidiyorum.Zaten az sayıda olduğu için bir türlü boş bulamamıştım.Bugün benden bıkan PTT çalışanlarından biri beni geçerken görüp müjdeyi verdi..
Burada mektuplar elime geç ulaşıyor.Postacı bizim siteye haftada bir kez uğruyor,bir de mektupları posta kutusuna atmaya gerek görmediğinden yerlerden zarf topluyoruz.
Bursa 'da üniversitede okurken de Heykel'deki büyük postanede vardı bir posta kutum.Ne büyük heyecanla gider açardım.Öyle de çok giderdim ki bir süre sonra oradakilere mektup yerleştirmekte yardım etmeye başlamıştım.
İşte böyle arkadaşlar...Biriki arkadaşım adresimi sormuştu.Onların dışında, Derya'ya iki satır da ben birşeyler yazayım diyenler varsa seve seve okur,seve seve yanıtlarım..
Sevgilerrrrr.....
(Bu arada düşünenler için bir ek yapayım;yıllık ücreti 3 YTL..)

1.4.09

GÖBEK BAĞI (BU ŞİŞEYİ GÖREN VAR MI?)

Hepinize selamlar...Sizinle daha önce blogcuda da yazdığım bir anımı paylaşmak istiyorum.Bugün fotoğraflara bakarken aklıma geldi.
Daha önce burada Ata'nın doğumunu ve sonrasını yazmıştım.O sıkıntılar içinde bir diğeri de 40 gün boyunca düşmeyen göbek bağımızdı.Kendinden büyük mandalı 40 gün taşıdı oğlum.Göbek bağının düştüğü gün evde bayram havası esti.O sırada İstanbul Levent'te oturuyorduk.' Hemen gidip Sabancı kulelerinin altına gömeyim de oğlum çok zengin olsun' diye espriler bile yaptım.Sonradan o koşuşturmalar arasında bir kutunun içinde 4 sene bekledi.
Birgün eşimin işiyle ilgili olarak gemi seyahatine çıkması gerekti.İşte o an aklıma parlak bir fikir geldi. 'Göbek bağını okyanusa atalım,şansı okyanuslar kadar engin olsun' dedim.Cebelitarık Boğazı'na atmaya karar verdik.
Fotoğraftaki kağıdı ingilizce olarak yazıp,telefonumuzu,mail adresimizi ve göbek kordonunu ekledik.Sonra bir şişenin içine koyduk.Hatta biraz esprili olması için şişenin içerisine 1 $ koyup,bulan kişi için telefon edecek para da bırakmış olduk.Parlaması için şişenin kapak kısmını parlak,folyo tarzı bir kağıtla sardık.Dışını da çarpıp kırılmaması için strech filmle iyice kapladık.
Ve eşim şişeyi Cebelitarık Boğazı'ndan geçtikleri sırada sulara bırakıverdi...Hatta kameraya da almış,bizim için çok hoş bir anı oldu.
Aranızda dünyanın dört bir yanından insanlar var.Hani bir gün,bir yerde kulağınıza çalınırsa unutmayın;o Ata 'nın göbek bağı:))
Sevgiyle kalın....

31.3.09

İRMİK LOKMASI

Merhabalar...Dün blogları gezip te tatlı krizine girince kolayca yapılacak bir tarif aramaya başladım.Aklıma annemin evlenirken elime tutuşturduğu Leman Cılızoğlu'nun,içinde yemekten tatlıya,pastadan kurabiyeye,turşudan reçele,sofra düzeninden görgü kurallarına her şeyin olduğu kitap geldi.Bu tarif ordan.Aslına bakarsanız irmik lokmasını hiç duymamıştım.Ama oldukça güzelmiş.
  • 3yumurta
  • 6 yemek kaşığı ince irmik
  • yarım çay kaşığı kabartma tozu

ŞURUBU

  • 300 gr toz şeker
  • 300 ml su
  • biriki damla limon suyu

Önce şurubumuzu hazırlayıp bir kenarda soğumaya bırakıyoruz.Sonra malzememizi çırpıp kızgın yağın içine bir tatlı kaşığı döküp kızartıyoruz.Kızaran sıcak lokmaları soğuk şuruba atıyoruz.Geniş bir borcamda daha iyi oluyor.Daha sonra şurubunu çekenleri servis tabağına alıyoruz.İşte bu kadar kolay bir tatlı.Yaklaşık 30-35 tane çıkıyor.

Deneyeceklere şimdiden afiyetler olsun...

30.3.09

FİRST LADY...

Arkadaşlar...Hepinize merhabalar...Birkaç gündür doğrudürüst kimseye uğrayamadım.Çünkü daha bloglardaki yemeklerin cazibesinden kurtulmadan,örgü bebekler dikkatimi çekmeye başladı.Ben öyle bakıp ta nasıl örüldüğünü anlama gibi bir yeteneğe sahip olmadığımdan çok istesem de deneyemedim.
Ancak biriki gün önce orguoyuncaklar 'da nasıl örüldüğü ayrıntılı olarak anlatılmıştı.Hemen annemi aradım,telefonda olabildiğince tarif etti.İşte ben de First Lady adını verdiğim ilk bebeğimi ördüm.Yüzünde biraz güzel bir ifade yakalayamadım ama Ata ısrarla 'böyle kalsın' dediği için de değiştiremedim.
Ben bir şeye başladığımda bitirene kadar da elimden bırakamadığım için sizleri ziyaretimi de aksattım.Bu arada uğrayan herkese teşekkürler...
Bu da güzel bir uğraşmış,denemek isteyenlere öneririm.Sevgiler...

27.3.09

YAPRAK SARMA VE ASMA YAPRAĞINDAN YEŞİL SAKIZ

Selamlar hepinize.Dün oturdum bu dolmaları sardım ve afiyetle de yedik.Zaten yaprak dolmasını sevmeyen çok azdır herhalde.
Tarif yazmayacağım zaten sizler biliyorsunuz.Bilmeyenler içinse benim içi ve yaprakları hiç denk gelmeyen ölçülerimle iyi bir tarif olmaz.Ya içi artar ya da yapraklar:))Sadece kıyması,bol soğanı,domatesi,bol maydanoz , taze nanesi ve baharatıyla lezzetli olduğunu söyleyebilirim.
Asıl anlatmak istediğim şey başka...Anneannem ve dedemin müstakil bir evleri vardı.Evin ön tarafında tüm mahalleye yeten dutuyla bir dut ağacı olan bahçesi,arka tarafında da güller,zambaklar,marmelat ve reçellerini yediğimiz büyük bir kayısı ağacı ve heryeri sarmış asması olan bir bahçesi vardı.O asma yapraklarını ve 'bıyık ' dediğimiz ince dallarını yemeye bayılırdım.Biz çocuklar o yapraklardan kendimizce dolmalar sarar,evcilik oynardık.
Bir gün annem bize sakızlarımızı nasıl yeşile boyayacağımızı öğretti.Malum o zamanlar renkli renkli sakızlar yoktu.Asma yaprağının içine sakızı koyup ikisini birlikte çiğnediğimizde sakız yeşil olmuştu.Nasıl hoşumuza gitti,anlatamam.Birkaç dakika sonra o sakız çiğnenemez duruma gelse de sürekli sakızları yeşile boyuyorduk.İşte dolmaları sararken kendi kendime bunu düşünüp güldüm.
Sonra da ne kadar çabuk büyüyüverdiğim aklıma geldi..Bu arada hayallere dalmışken dolmaları da farketmeden sarıverdim...
Afiyetle ve anılarla kalın...sevgiler..

24.3.09

KEREVİZ SALATASI (Gün Batımı Eşliğinde...)

(Fotoğrafın büyük hali için üzerine tıklayın...)
Selamlar , sevgiler... Serin serin esen bir akşamüstünden merhabalar..Yaptığım salatanın fotoğrafını çekmek isterken gözüm dışarda batmakta olan güneşe takıldı.Erdek için güneşin güzel battığı yerlerden biri derler...İşte o güneş yaz boyunca bizim balkonun karşısında denizin üzerinden batar.Şu an daha tam karşıya gelmedi ama yine de sizinle de paylaşmak istedim.
Tarifimize gelince;
  • 2 küçük boy kereviz
  • 4-5 tane ceviz içi
  • 5-6 kaşık yoğurt
  • tuz,limon,biraz zeytinyağı
  • 1 diş sarmısak,kuru nane

Önce derin bir kaba sarmısaklı yoğurdumuzu hazırlayalım.Sonra kerevizlerden birini soyalım ve her tarafına limon sürelim.Kararmaması için hemen yoğurdun içine rendeleyip,karıştıralım. Diğerini de o şekilde hazırladıktan sonra içine irice parçaladığımız cevizleri ekleyelim.Üzerine biraz tuz ve z.yağı gezdirelim.İsteğinize göre kuru nane de ekebilirsiniz.

Gerçekten kereviz yediğinizi anlamadan zevkle yiyebileceğiniz bir salata.Tabii bunu kereviz sevmeyenler için söylüyorum ki bizim ev halkı da buna dahil:)Bazı tariflerde mayonez de konabiliyor ama ben bu kez tercih etmedim.

Lütfen denemeyenler de denesin ,memnun kalacaksınız...Afiyet olsun.

23.3.09

MERCİMEK KÖFTESİ

Hepinize merhabalar....Yok yok,bu güneş bize yüzünü göstermeyecek..Artık bahar gelse de ortalık canlansa.
Hafta sonu misafirimiz vardı.Güzel bir pazar günü geçirdik o yüzden.Sizlere de mercimek köftesi getirdim.Bir de benim tarifimle buyrun...
  • 2 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 su bardağı ince bulgur
  • 4 su bardağı su
  • taze soğan,maydonoz
  • zeytinyağı,limon,tuz,biraz salça

Mercimekleri 4 su bardağı su ile kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirelim.Ocağı söndürüp mercimeklerin üzerine yıkanmış bulgurları koyup karıştıralım ve tencerenin kapağını kapatalım.

Bu arada biz taze soğanlarımızı ve maydonozları minik minik doğrayalım.Daha sonra tenceredeki mercimek ve bulgurlarımızın içine biraz salça koyalım.Ben biber salçası kullandım.Yeşilliklerimizi,tuz,baharat,yağ ve limonumuzu da kendi zevkimize göre ekleyelim.Hepsini iyice köfte yoğurur gibi karıştırıp,parçalar koparıp elimizle şekil verelim...

Herkes değişik şekillerde yapıyor ama böyle de çok güzel oluyor..Sevgiler.

Afiyet olsun...

21.3.09

FIRINDA ÇİPURA

Merhabalar...Güneş yüzünü göstermemiş olsa da çok soğuk olmayan bugün dışarı çıktık.Önce pazarımızı yaptık.Ardından sahilde biraz dolaştık.Deniz kenarı olmasına karşın sayısı üçü geçmeyen balıkçı tezgahlarına uğradık.Niyetimiz hamsi almaktı ama hamsiler çok güzel değildi.Çipura alıp temizlettik.
İnsana huzur veren manzaradan sizin için de bir kare görüntüleyip eve döndük.
Gelelim balıklara....Bir kasenin içine yarım çay bardağı zeytinyağı,biraz tuz,biraz karabiber,dövülmüş iki diş sarmısak koyup karıştırdım.Bu arada balıkları yıkayıp sularını süzdürdükten sonra fırın kabına koydum.Bir fırça yardımı ile bu karışımdan hem içine hem de dışına iyice sürdüm.Patates ve havuçlarımı da doğrayıp bu karışıma bulayarak balığın yanına dizdim.Üzerlerine domatesleri ve halka soğanları da ekledim.İki tane defne yaprağı ve maydonozlarla iyice zenginleştirip 230 derecede 30 dk pişirdim.
Yanına yeşil salata ve soğan salatası ekledim.Yine pratik bir hafta sonu yemeği yapmış oldum...Şimdi çayımızı içerken de tarifimi yazıyorum.
Hepinize afiyet olsun.Ağzınızın tadı hep yerinde olsun..

20.3.09

FAZLA ETKİLİ BİR KİTAP :)

Selamlar.Sevgili Hakan bana en etkilendiğim kitabı sormuş bu mimde.Kitap okumayı sevdiğimden çok tabii etkilendiklerim.Ama bu kitap bir başka...
Bir sabah eşimi işe uğurladım.İki dakika sonra eşim elinde bir zarfla geri döndü.Zarf Ankara'dan ,annemlere çok yakın bir adresten geliyordu ve üzeri el ile yazılmıştı.Yani tanıdık birisinden gelen mektup gibi.Gönderen kısmındaki isimse bana hiç birşey çağrıştırmadı.
Zarfı açtık ve içinde bu not yazılı olarak kitap çıktı.Eşim bana gayet doğal 'bu kim?' diye sordu ama benim verecek cevabım yoktu.Üstelik zaten adresimizi çok kimse bilmediğinden,ortak arkadaşlar dışında da ayrı bir arkadaş çevrem olmadığından ben de şaşırdım ve aklıma birşey gelmedi.Kitap ta oldukça amatör bir baskıydı.Birisi kafamızı karıştırmak için eşek şakası yapıyor desek o yaşları da aştık..Açıkçası eşim birisinin bana bir mesaj göndermek istediğini düşünüp oldukça kızdı.Canı sıkkın bir halde işe gitti.
Ben de düşünüp dururken 'dur bir de google a sorayım,o tanıyor mu?' diyerek oturdum bilgisayar başına ve.....
Evet googleda aradığımı buldum.Çok önceleri üye olduğum bir anne-bebek sitesinde bir çekiliş yapılmış ve 20 kişiye bu kitaptan göndermişler.Onlar bunu hoş bir şey olarak yapmışlar ama siteyle ilgili hiç bir bilgiyi eklemediklerinden böyle tatsız bir durum yaşandı.
Hemen eşime telefon açıp anlattım.Sonuç; 'bir daha adres verdiğin yerleri unutma ' oldu:)
Sevgiyle ve kitaplarla kalın....